İsviçre Neleri Doğru Yapmış?
İsviçre yaşamın pahalı olduğu bir ülke. Adım attığınız andan itibaren bunu fark etmemek mümkün değil. Ne var ki bu pahalılık belirli standartları da yanında getiriyorsa bu değiş tokuşun fırsat maliyetine odaklanmak gerekiyor.
İsviçre MB. dünyada yaşamın en pahalı olduğu 6 şehir İsviçre'ye ait.
Gelecek ay referandum ile nüfus 10 milyonda kalsın mı, göçleri engelleyelim mi diye soracaklarmış. Türk nüfusu da oldukça yüksek, orada doğup yetişenleri saymıyorlarmış ama ekleyince o sayı da bir milyona yaklaşıyormuş.
Bir şeyleri zamanında doğru yapmış olmalılar ki denize kıyısı olmayan, güneyden kuzeye/batıdan doğuya neredeyse Ankara-Afyon mesafesinde olan bir ülke dağlık topraklarda belirli bir refah, gelir ve adalet düzeyine erişebilmiş. Burada yazdıklarım gözlemlerim ve oradakilerin anlattığı, o yüzden taraflı olacaktır muhakkak ama merak edenler için de belki başlangıç noktası olur.
Fiyatlar
burada da avrupa'nın çoğuda olduğu gibi sticker yapıştırma kültürü mevcut.
Gıda pahalı, nitekim tarım ürünlerinin yaklaşık yarısını yetiştirmeyi hedefleseler de biraz altında kalıyormuş, bu da ithalat anlamına geliyor. Tarım için de sübvansiyon uyguluyorlarmış. McDonalds fiyatları bize yakındı (BigMac endeksi sevenler için), Migros ve Coop perakende sektörünü domine ediyor, burada hazır yemekler (2.5 CHF'ye sandviçler, tatlılar, salatalar vs.) mevcut, halk da sıkça tercih ediyormuş. Pazar payı daha düşük Aldi/Lidl varmış. Taze meyve-sebze de bu marketlerde vardı.
Dışarıda biraz daha farklı bir yere gittiğinizde ise fiyatlar artıyor. Kuşkusuz Zürih/Cenevre daha pahalıdır, bizdeki gibi daha kenardaki kıyıdaki restoranlar görece ucuzdur ama not düşmekte fayda var, buradaki orta kalite bir yer bizdeki lüks restoranlara denk gibi.
dağın tepesinde kuşkonmaz temalı menü vardı.
Taksiciyle konuştuğumuzda Zürih tarafında 3000-3500 CHF civarı dedi en düşük ücret. Şehir ve civarı için pahalı olmalı ama daha küçük yerlerde yetiyordur sanırım, reddit'te geçen bir tartışma okumuştum aylık gıda maliyetleri ile ilgili, 3 kişi aylık 600, 2 kişi 450 CHF örneği verenler vardı (aşırı kısıntı yaptıkları eleştiriliyordu). Sanırım alışkanlık/tercihler vs. önemli fakat Zürih genelindeki arabalara bakınca muhtemelen çok daha yüksek düzeylerde ücretler söz konusu.

Bu arada araç almak kolaymış, gelirinizin %10-20 civarını bağlayıp kredi ile almak mümkünmüş. İsviçre'de 4 günde gördüğüm lüks arabayı ömrüm boyunca görmedim. Kira ve ev sahibi olmak ise çok zormuş ki yine reddit'te kiralardan yakınan çoktu. Demiryollarının bu kadar sağlam olduğu bir yerde şehir dışında yaşanır gerçi herhalde.
Bilim Odaklı Bakış
Refah denince genellikle finansal faktörleri öne çıkarıyoruz ama Zürih'in ortasında Google var mesela. ETH Zürih'e yakın olmak istemişler, devlet de kendileriyle şartları kamuya açıklanmayan bir anlaşma yapmış vergi vb. konusunda. Genel geçer politikalar yerine hedefe yönelik yaklaşımlar zaman zaman klasik söylemlerden, teşviklerden daha faydalı çıktılar sağlıyor. Tıpkı tarım politikası gibi, burada da spesifik amaçlara yönelik gidilmiş belli ki.
Interlaken
Federal yapı tarihsel olarak da önemli, 26 tane kanton var (aslında bizim ilçeler de kanton olabilir bu kafayla) ve meşhur finansal cazibeye sahip olan Zug'muş. Rehberin anlattığına göre asıl gelir kaynakları finansal sektör, ardından farmakoloji/ilaç vb., BT ve turizm sektörüymüş.
WTO, ILO ve UN
WTO, ILO ve UN'de Cenevre'de konuşlanmış. Mevcut küresel konjonktürde ne kadar dayanabilirler burada soru işareti tabii.
Hizmetlere Erişim ve Toplumsal Düzen
doğa.
Burada her şey pahalı bahsettiğim üzere. Cezalar da çok yüksek, kırmızı ışık 250 CHF civarıymış mesela. Geçtiğimiz aylarda bizde de benzer seviyelere geldi sanırım, göreli olarak gelire kıyasla düşündüğümüzde çok daha caydırıcı olması lazım.
Kredi kartıyla WC ödemesi ilk kez yaptım sanırım, Cenevre'de yaklaşık 120 TL'ydi.
ineklerin en az 3 ay alplerde (ya da ilgili dağlarda) özgürce gezmesi zorunluymuş.
Şehirlerin düzenli olması da dikkatimi çeken bir diğer noktaydı. Betona boğulmamış, düzenli, bakımlı bir yapıdaydı her yer. Kışın ciddi bir maliyeti olmalı.
Grindelwald. Burayı sevmiş Rowling demek ki, LOTR'de de biri buralıymış sanırım fakat o kitapları da okumadım.
Hiç Kötü Yanı Yok Mu?
Cenevre'den bir kuğu.
İnsanının günlük hayatta soğuk olduğunu hissedebiliyorsunuz. Hizmet sektörü vb. hep sıcak karşılandık ama Akdeniz insanı gibi değiller, o anlaşılıyor. Her şey programa göre işliyor, ne bileyim trenler hiç gecikmiyor ama insan ilişkilerinin sığ kalmasına değer mi, o da bireyin tercihine kalmış herhalde.
Yine de kaynak tahsisi doğru ve adil olduğunda, toplum kadar kamunun da sınırları çizildiğinde ve herkes tarafından saygı duyulduğuna işler sağlıklı yürüyebiliyor demek ki. Her ülkenin potansiyeline ulaşması için bunlar bir tercihten öte zorunluluk.